Mis Lotus Tasarım Facebook
Mis Lotus Tasarım Twitter
Mis Lotus Tasarım Instragram

BLOG

  • Göbek bağından bağlı kaderine...

    Hakkında verilecek kararı endişeyle beklerken, annesinin çaresizliğini anlamış olacak ki,tüm masumiyetiyle yaramazlık yapmadan,sorun çıkarmadan kısacası cenin kaprislerini yorgun, kırgın, yıkık anne bedene yaşatmıyor. Sadece bekliyor... Ne de olsa göbek bağıyla bağlı kaderine. Kalp bağı ile de annesinin düşünceleri canlı yayınlanıyor bebe yüreğinde.... Kadın şaşkın, kadın korkuyor. Gelecekten, doğurmaktan değil. Riyadan, sevgisizlikten, bencillikten... Hayır diyor adam Hayır kesinlikle olmaz.bu bebek doğmamalı... Peki neden? Sen istemiyorsun diye benim isteyip istemediğimi sorgulamadan,hüküm sürüyorsun. Ağlıyor arkadaşım hem ne ağlamak. elden hiçbir şey gelmiyor. Karar vermesi gerek acil tarafından.vakit yok vakit dar. Yavrusu büyüyor hayatta sığınacağı tek liman son şans elinden alınacak diye endişesi diz boyu.... Lakin,duyguları tek yönde ilerliyor,annelik içgüdüleri... Henüz doğmamış bebeğinin annesi o. Yarınım diyor, Doğmalı, bana can bana kan bana dost olmalı . Anne olma hakkımın kararını senin bencil yüreğine hapsetmeyeceğim... Alkışı duymak neşelendiriyor anneyi.karnında doğmayı sabırsızlıkla bekleyen, annesinin kararını alkışlayan bir bebe o , Geliyorum diyor.. Bekle annem...
    Tamar Avakyan Atan 04.05.2015 Yazının Devamı
  • Can paramparça...

    Zor bir şey yüreğin gerçeğini kulağın duyması, daha da zor olan, saklı olanı sobelemek. Oysa oyun oynayacak vakit yok... Mutluluk paravanın ardında, üzerinden çıkardığını, gözünde eskittiğini, asmışsan bir kez pervaza izin ver ele, havadakini donatsın yorgun bedendeki yalnız ruha... Nasıl anlatılır doğru, adı üstünde düz dümdüz... Can şaşkın, can anlamsız canan yorgun, candan kalansız. Oysa kalp sonsuz çırpınışta, gözyaşı kalbi alkışta İnansa da inanmasa da o artık sadece yangında... Eli gönlün ahşap kapısında, açsa alsa içeri kalbini çalanı. Sussa, hiç konuşmasa, hoş geldin edasıyla sadece sarılsa anlayacak acıdan kıskıvrak savrulanı... Eli değecek tene, sıcağı soluyacak önce ya kal benimle ya da git diyecek son perde de... Şimdi canan şaşkın, canan anlamsız. can yorgun, candan kalansız....
    Tamar Avakyan Atan 04.05.2015 Yazının Devamı
  • Belki de bir düş...

    Bir kısmı masal,bir kısmı gerçek... Belki de bir rüya... Yeşil, yemyeşil bir bahçe. her şey düğün için düzenlenmiş.Davetliler çok şık.Hanımların etekleri çimler üzerine imza atarken, beyler eteklerden süzüleni göz hapsinde .Gelin çok heyecanlı..İstenmiyeni istemiş, diretmiş ve murada ermenin sarhoş meltemi makyajına yansımış.Yeşil far şeftali allık topuz saçlar ve beyaz. Beyaz gelinlik. Kır bahçesinin nikah için ayrılmış bölümünde hayatının erine bakarken, mutluluktan kalbi acıyor, acıyı anlayamasa da kalp atışları aşkının ruh ikizi.Nkah memuru, damat ve davetliler hazır gelini bekliyorlar. Sadece şahitler belli değil. Gönüllü olan yok gibi. Ama şahitsiz nikah olmaz. Beklediği odanın kapısı aniden açılıp içeri telaş halinde giren bir dost kadına bakakalıyor. Gelin. çabuk çabuk diyor, çıkar çıkar gelinliğini. çabuk vaktimiz yok giy şu yeşil uzun elbiseyi. Ağlıyor gelin hem ne ağlamak. Gelinlik üzerinden erircesine sıyrılırken yeşil elbisenin yumuşak kumaşı sarıyor belini. Ağlama diyor dost, ağlama gelinim. Çok istedin biliyorum ama olmaz.olmazı oldurtmanın yükü seni sarar sarmalar yorar... Oysa ki yeşillen bereketlen gel beni dinle kalbinle değil aklınla evlen.. Beyazı, topuzu,damadı kolundaki sepete atıp, kırlarda çiçek toplayan şeker kız gibi hoplaya zıplaya yeni kapıs
    Tamar Avakyan Atan 04.05.2015 Yazının Devamı

KATEGORİLER

E-Bülten Kayıt Sizde Bizim hakkımızda
daha çok şey öğrenmek istiyorsanız ...

İletişim Bilgileri

Alkent 2000 Mah. Mehmet Yeşilgül Bulvarı Pelikan Hill Sitesi Almonte B8 Blok D:3   B.Çekmece / İSTANBUL
0212 889 13 93

Müşteri Yorumları

© Copyright - Mis Lotus Tasarım Tüm hakları sakldır.